Dedektorburada Banner Mobile

Hayırlı cumalar arkadaşlar.

  Dedektorburada Banner Mobile

The Thing

C*
Süper Moderatör
Katılım
27 May 2017
Mesajlar
4,608
Tepkime puanı
6,935
Puanları
24
Ekli dosyayı görüntüle 259806

Bu vesile ile hayırlı cumalar dilerim.
 

The Thing

C*
Süper Moderatör
Katılım
27 May 2017
Mesajlar
4,608
Tepkime puanı
6,935
Puanları
24
Hayırlı cumalar cümleten.
 

mayhem

Co Admin
Co Admin
Katılım
18 Eki 2015
Mesajlar
5,859
Tepkime puanı
5,559
Puanları
24
İNSANIN KATLİ, İNSANLIĞIN KATLİDİR

Okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz: “Kim, bir
cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış
olan bir insanı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş
gibidir.”1
buyuruyor. Bir başka ayette de Rabbimiz: “Kim bir
mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedî kalacağı
cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun
için büyük bir azap hazırlamıştır.”2
buyuruyor.
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz
(s.a.s): “Allah katında dünyanın yok olması, bir
Müslümanın öldürülmesinden daha hafiftir.”3
buyuruyor.

Kur’an-ı Kerim’in ve Sevgili Peygamberimizin bu
mesaj ve uyarılarına rağmen ne yazık ki öldürme ve katletme
günahına bugün en çok İslâm coğrafyasında şahit olmaktayız.
Bütün dinler öldürmeyi lanetlerken, cana kıymayı en büyük
cürüm ilan ederken yine de bütün dinlerin mensupları
kendilerine öldürmek için bahaneler bulmuşlardır. Ne yazık ki
bu biz Müslümanlar için de böyle olmuştur. Bir çiçeğe, bir
karıncaya, bir kediye bile şefkat ve merhametle emredilen
Müslümanlar dahi öldürmek için bahaneler uydurdular. Bu
sebeple bugün İslâm coğrafyasının hemen her tarafında kan ve
gözyaşı akmaya devam ediyor. Gün geçmiyor ki bir kan ve
gözyaşı haberi duymayalım. Saltanat ve hükümranlık ihtirası,
güç ve iktidar tutkusu, baskı, zorbalık ve zulüm, şiddet, terör
ve çatışma, ölüm, öldürme ve katliam hadiseleri her tarafta
dehşet saçıyor. Yüreklerimiz kan ağlıyor. Yangınlarla kasıp
kavruluyoruz. Dua etmekten başka bir şey gelmiyor
elimizden. Yere düşen her damla kan, mazlumun gözünden
dökülen her damla gözyaşı, zihin ve gönül dünyamızı param
parça ediyor. Duygularımız köreliyor. Hislerimiz ölüyor.
Aklımız tutuluyor. İnsanlığımızdan utanıyoruz.

Yeryüzünde ilk cinayeti, Âdem aleyhisselamın oğlu
Kabil işledi. Hem de yanı başımızda Şam’da, Dımeşk’ta
Kasyun tepesinde. Kabil’in, kardeşi Habil’i öldürdüğü günden
bugüne Kabil’in yolunu takip edenler hiç azalmadı. Hep aynı
suç işlendi. Hep aynı günahla kirlendi insanlık. Katiller ve
zalimler hiçbir zaman kana doymadılar. Hep en temel insan
hakkı olan hayat hakkına kastettiler. Sürekli cana kıydılar.
Kadın, bebek, çocuk, yaşlı demeden mazlumları ve masumları
katlettiler. Vahşetleriyle dünyayı kan gölüne çevirdiler.
Sadece geçtiğimiz yüzyıl boyunca milyonlarca insan
katledildi. İnsanlık, iki büyük dünya savaşı gördü. Nice
işgaller, nice sürgünler, nice katliamlar yaşandı. İnsanlar, ne
yazık ki kardeş olduklarını, Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın
çocukları olduklarını, canı verenin de alanın da Allah
olduğunu unuttular. İnsan insanın kurdudur anlayışına yenik
düştüler. Rabbimizin bahşettiği akıl nimetini, teknolojiyi, ilmi,
fenni daha fazla can alabilmek ve toplu bir şekilde kitleleri
imha edebilmek için fırsat bildiler. Biyolojik, kimyasal ve
nükleer her türlü silahı ürettiler. Acımasızca bu silahları
kullandılar. Silah tüccarları, silah satabilmek için nice
çatışmalar çıkarttı. Nice düşmanlıklar üretti. Irkçılık uğruna
nice hayatlar soldu. Sömürgecilik uğruna nice canlar yok oldu.
İşgallerle nice hayatlar son buldu. Saltanat ve hükümranlık
uğruna nice masum insanların üzerine kurşun yağdırıldı.
Dizginlenemeyen ihtiraslar, kin ve nefret yüzünden nice
katliamlar yaşandı. Terör sebebiyle nice anaların yürekleri
dağlandı. Töreler uğruna nice ocaklar söndü. Kan davalarında
nice aileler yok oldu. Mafyalar haksız yere nice canlara kıydı.
Nice büyük insanlar faili meçhul cinayetlerle katledildi.
Yeryüzünde hep can pazarı yaşandı.
Evet, kardeşlerim, bugün de dünyamızda bir can
pazarı yaşanıyor. Bir yanda kana susamış Kabiller, diğer
yanda masum Habiller… Ancak unutmayalım ki onların
yanında “Öldürmeyeceksin!” diye emreden Musalar, cana
kıymayı yasaklayan İsalar da var. Masum bir insanı
öldürmenin bütün insanlığı öldürmeye eşdeğer olduğunu
duyuran İslam Peygamberi var. Bir insanı yaşatmanın bütün
bir insanlığa can vermek olduğunu müjdeleyen, insanları
öldürmekle değil, yaşatmakla mükellef kılan dinimiz var.
Yaşatmak, ağlayanın gözünün yaşını silmektir. Aç olanı
doyurmak, susuzları suya kandırmak, olmayana vermektir.
Düşene el uzatmaktır yaşatmak. İnsanların haliyle hâllenmek,
derdiyle dertlenmek, yaralarına merhem olmaktır.
Mazlumların yanında yer almak, zalimin zulmüne karşı
koymaktır. Şüphesiz insan, öldürerek değil, yaşattıkça
insanlığının farkına varır.

Hepimiz, can taşıyan her varlığa merhamet etmekle
sorumluyuz. Bizler, Merhametlilerin en merhametlisinin
kuluyuz. Bizler, hayvanlara dahi merhameti cennete girmeye
vesile sayan bir peygamberin ümmetiyiz. Dinimiz insanın
arkasından konuşmayı bile yasaklamışken, müslümanım diyen
müslümanı/insanı arkasından nasıl vurabilir? Onun üzerine
nasıl kurşun yağdırabilir? Canına nasıl kastedebilir? Ellerine
en mukaddes varlığın kanını nasıl bulaştırabilir? Akan
kanlara, yanan yüreklere, dünyanın dört bir yanından yükselen
mazlumların âhına nasıl sessiz kalabilir? Bu ağır yükü
taşımaya nasıl cesaret gösterebilir? Bu günaha nasıl ortak
olabilir?

Bizler, yapılan zerre kadar iyiliğin de kötülüğün de
karşılıksız kalmayacağı ahiret gününe inanan müminleriz.
İnanıyoruz ki, insanları öldürenler de muhakkak bir gün
ölümü tadacaklardır. Habillerle birlikte Kabiller de huzura
varıp hesap vereceklerdir. İşte o günün şiddetinden bu
mübarek günde bu mübarek mekânda bizler Rabbimize
sığınıyoruz. O’na el açıp diyoruz ki, “Rabbimiz bizleri İslâm’ı
doğru anlayıp doğru yaşayanlardan eyle. Bizleri öldürenlerden
değil, yaşatanlardan eyle, can alanlardan değil, cana can
katanlardan eyle. Bizleri birbirimize can yoldaşı eyle. Bizleri
insanlığını unutanlardan değil, insanca yaşayanlardan eyle, şu
anda dünyanın çeşitli yerlerinde yaşama savaşı veren
kardeşlerimize rahmetinle, nusretinle muamele eyle. Şu mübarek
vaktin hürmetine dualarımızı kabul eyle.
 

deli firat

DOĞACI
Katılım
2 Ara 2015
Mesajlar
4,242
Tepkime puanı
7,031
Puanları
24
Yaş
51
Konum
Türkiye
Amin @mayhem kardeşim cumanız mübarek olsun d sohbeti ailesi
 

R00T

Profesyonel
Co Admin
Katılım
20 Kas 2018
Mesajlar
2,134
Tepkime puanı
2,652
Puanları
23
Yaş
40
Cumamız Mübarek olsun inşaAllah.
 

By.atilla

Aktif Üye
Katılım
22 Ağu 2018
Mesajlar
106
Tepkime puanı
189
Puanları
7
Selamün aleyküm günaydın hayırlı cumalar
 

hepastios

Editör
Katılım
27 Kas 2018
Mesajlar
623
Tepkime puanı
322
Puanları
9
Yaş
54
Konum
Elazığ
Cümleten hayırlı cumalar
 

Karacasan

Aktif Üye
Katılım
1 Eyl 2018
Mesajlar
145
Tepkime puanı
156
Puanları
7
Hayırlı cumalar. Mevla devletimizi, milletimizi oyunlara tuzaklara uyanık kılsın. Birlik beraberlik güç kuvvet salih iman versin.
 

The Thing

C*
Süper Moderatör
Katılım
27 May 2017
Mesajlar
4,608
Tepkime puanı
6,935
Puanları
24
Hayırlı cumalar cümleten.
 

tatar26

Süper Moderatör
Süper Moderatör
Katılım
2 May 2015
Mesajlar
2,475
Tepkime puanı
788
Puanları
17
Yaş
45
herkese hayırlı cumalar
 

akıltopağı

Operatör
Katılım
8 Eki 2019
Mesajlar
1,134
Tepkime puanı
932
Puanları
17
Buyrun hepinize cami söyleyim .hayırlı cuma lar.
 

kaynak

Yorumlarım resmi kazılar için geçerlidir.
Katılım
17 Kas 2018
Mesajlar
4,579
Tepkime puanı
6,062
Puanları
24
Yaş
57
TARİH: 06.12.2019

قُلْ اَعُوذُ بِرَ بِ الْفَلَقِِۙ مِنْ شَ رِ مَا خَلَقَِۙ وَمِنْ شَ رِ غَاسِقٍ اِذَا
وَقَبَِۙ وَمِنْ شَ رِ ال نَ فَاثَاتِ فِي الْعُقَدِِۙ وَمِنْ شَ رِ حَاسِدٍ اِذَا
حَسَدَ .
وَ قَالَ رَسُولُ ا لَلِّ صَ لَي ا لَلُّ عَلَيْهِ وَسَ لَمَ :
…إِذَا سَأَلْتَ فَاسْأَلِ ا لَلّ وَإِذَا اسْتَعَنْتَ فَاسْتَعِنْ بِا لَلِّ .

BATIL İNANÇ VE HURAFELER

Muhterem Müslümanlar!
Peygamberimiz (s.a.s) bir gün, amcasının oğlu Abdullah b. Abbas’la yolculuk yaptığı esnada ona şu tavsiyelerde bulundu: “Delikanlı! Sana bazı şeyler öğreteceğim.
Allah’ı gözet ki Allah da seni gözetsin.
Allah’ı gözet ki O’nu daima yanında bulasın.
Bir şey istediğinde Allah’tan iste! Yardıma muhtaç olduğunda Allah’tan yardım dile!
Şunu bil ki bütün insanlar sana fayda vermek için toplansa Allah’ın takdiri dışında sana fayda veremezler.
Bütün insanlar sana zarar vermek için toplansa Allah’ın takdiri dışında sana hiçbir zarar veremezler...

Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam, tüm insanlığa imanın hakikatlerini, dünya ve ahiret huzurunun yollarını gösterir. Sadece Allah’a kulluk etmeyi, O’na güvenmeyi, O’nun rahmetine sığınmayı ve yalnız O’ndan yardım dilemeyi emreder. Bunun yanında bütün batıl inanç ve hurafeleri reddeder. İnsanların bilgisizlik ve çaresizliklerini fırsat bilerek, duygu ve değerlerini istismar etmeyi büyük bir günah sayar. Ne var ki insanoğlu zaman zaman dinimizin bu ilkelerini göz ardı etmiş, falcı, büyücü, kâhin, sihirbaz ve medyumlardan medet umar hâle gelmiştir.

Kıymetli Müslümanlar!
Gelecekten haber verme, kısmet açma, şans getirme, şifa dağıtma iddiasında bulunmak ve bundan yardım ummak İslam’ın özüne aykırıdır. Zira, gaybın bilgisi yalnızca Allah’a aittir. Her şeye gücü yeten yegâne kudret sahibi O’dur. Yediğimiz her lokma, içtiğimiz her yudum suyu bizlere lütfeden O’dur. Dertlerin dermanı, hastalıkların şifası, sıkıntıların çaresi O’ndadır. Bizleri her an koruyup gözeten, yürekten yakarışlarımıza ve samimi dualarımıza icabet eden yalnızca Cenâb-ı Hak’tır.

Değerli Müminler!
Rabbimize iman ve tevekkül etmişken, umudunu fala bağlayıp geleceğini ona göre planlamak, büyü ve kehanetten medet ummak asla doğru değildir. Yıldızların hareketlerine bakarak insanların kader ve kısmetine dair sonuçlar çıkardığını iddia etmek mümince bir duruşa yakışmaz. Rakamlara, günlere, aylara, hiçbir gücü ve kudreti olmayan nesnelere gizem ya da uğursuzluk atfetmek, inancımızla bağdaşmaz. Kötülüklerden koruduğuna inanarak bir boncuğu kutsal saymak, ağaca bağlanan çaputta, havuza atılan parada kısmet aramak yüce dinimizin yasakladığı davranışlardır.

Aziz Müslümanlar
Şöyle bir düşünelim! Başkalarının dertlerine büyü ya da sihir gibi gayrimeşru yollarla çare bulduğunu iddia edenler, niçin kendi dertlerine çare olamazlar! Geleceğin bilgisine sahip olduğu yalanıyla insanların umudunu sömürenler, bu bilgiyle neden kendileri doğru yola erişemezler? Şifa dağıttığını söyleyerek insanları aldatanlar, nasıl olur da kendi hastalıklarına şifa bulamazlar?

Kıymetli Müminler!
Hutbeme başlarken okuduğum Felak suresinde Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!”2
O hâlde, Rabbimiz tarafından imana elverişli ve iyilik yapmaya hazır yaratılan tertemiz fıtratımızı batıl inanç ve hurafelerle bozmayalım. En kıymetli hazinemiz olan imanımızı, samimi duygu ve niyetlerimizi doğru dinî bilgilerle güçlendirelim. Huzurlu bir hayat için alın teriyle çalışmayı, helal yoldan kazanmayı, hastalanınca tedavi olmayı, sebeplere sarılmayı düstur edinelim. Kısa ve haksız yoldan kazanmaya teşvik eden umut tacirlerine kanmayalım. Dünya ve ahirette başarıyı ve kurtuluşu, şifayı ve kısmeti Rabbimizden isteyelim. O’nun, gönülden ettiğimiz duaları karşılıksız bırakmayacağına daima inanalım.

1 Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme, 59; İbn Hanbel, I, 293.
2 Felak, 113/1-5.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
 
Üst