Kayseri'deki Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde yaklaşık 70 yıldırdevam eden kazı çalışmalarında, toprağın altına hapsolmuş tarihi zenginlikler gün yüzüne çıkartılıyor.
Ön Asya'nın yaklaşık 5 bin yıllık tarihini aydınlatan Kayseri’deki Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde yaklaşık 70 yıldır devam eden kazı çalışmalarıyla, saklı kalmış tarihi zenginlikler gün yüzüne çıkartılıyor.
Kayseri kent merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, küllü toprağa sahip bir tepede bulunmasından dolayı "Kültepe" olarak adlandırılan bölgede, dönemin krallığının başkenti olan "Kaniş" ve ticaret kervanlarının mallarının indirilip dağıtıldığı liman anlamına gelen "Karum"dan adını alan Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde sürdürülen kazı çalışmalarıyla Anadolu, Suriye ve Mezopotamya tarihi aydınlatılıyor.
Türk Tarih Kurumu adına Prof. Dr. Tahsin Özgüç önderliğinde 1948'de başlatılan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesinin desteğiyle devam ettirilen kazı çalışmalarına ABD, Avrupa ve Uzak Doğu'dan da arkeologlar katılıyor.
Tarihi bakımdan en zengin yerlerden biri
Asurlu tüccarların yaklaşık 4 bin yıl önce kervanlarla malları Kaniş'e getirip burada vergilerinin ödemesinin ardından Anadolu'daki çeşitli şehirlere dağıtılmasından dolayı o dönem önemli bir ticaret merkezi ve Anadolu'nun en zengin şehirlerinden biri haline gelen Kültepe, günümüzde de tarihi bakımdan en zengin yerlerden biri olmayı sürdürüyor.
Bugüne dek kazı çalışmalarında 3 saray ve 3 tapınağın bir kısmının ortaya çıkarıldığı 550 metre çapındaki Kültepe Höyüğü'nde taş döşeli yolla açılan kerpiç evler ile binlerce tarihi eser tespit edildi.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi, Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, höyükte sürdürülen kazı çalışmalarında elde edilen bulgular ışığında günümüzden 8 bin yıl öncesinin verilerine ulaşılabileceğini söyledi.
"Ön Asya'nın en büyük şehirlerinden bir tanesi"
Kazı çalışmaları hakkında bilgi veren Kulakoğlu, şunları kaydetti: "1948’den itibaren başlayan kazılarda yaklaşık olarak Kültepe'nin yüzde 5-6'lık kısmı ancak kazılabildi. Çok geniş bir şehir. Ön Asya'nın en büyük şehirlerinden bir tanesi. Dolayısıyla 70 yılda yüzde 5'i kazıldıysa bundan sonra önümüzde 3-4 bin yıl kazılacak bir yer var demektir. 3-4 bin senelik bir bilgi bankası burada duruyor. Anadolu'nun değil, Türkiye'nin değil, bütün Ön Asya'nın günümüzden 4-5 bin yıl önceki durumu hakkında bilgi verecek bir merkezden bahsediyoruz. Şimdi çalışmaya devam ettiğimiz alanlarda daha erken tabakalara yani daha erken tarihlere inmek istiyoruz. Eğer onları da gerçekleştirebilirsek Kayseri'nin tarihini daha erkene götürmek mümkün olacak."
"19 bin tablet Türkiye müzelerinde korunuyor"
Şu ana kadar yapılan kazılarda bulunan eserlerin İstanbul, Ankara ve Kayseri'deki müzelerde sergilendiğini hatırlatan Kulakoğlu, "Şimdiye kadar bulunan 23 bin tabletin bir kısmı daha önceki kazılarda yurt dışına götürülmüş ama en az 19 bin tablet şu an Türkiye müzelerinde korunmakta. Bunların sadece bir kısmı sergileniyor, hepsinin sergilenmesi bir anda mümkün değil ama yine aynı şekilde kazılarda bulunmuş arkeolojik eserlerin de büyük bir kısmı müzelerde sergilenmekte. Müzelerdeki eserlerin büyük kısmını Kültepe eserleri oluşturuyor." diye konuştu.Ekli dosyayı görüntüle 170605Ekli dosyayı görüntüle 170606Ekli dosyayı görüntüle 170607Ekli dosyayı görüntüle 170608Ekli dosyayı görüntüle 170609Ekli dosyayı görüntüle 170610Ekli dosyayı görüntüle 170611Ekli dosyayı görüntüle 170612Ekli dosyayı görüntüle 170613Ekli dosyayı görüntüle 170614
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı kapsamında define arama faaliyetleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Define Arama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine tabidir.
Define araması yapılabilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilmesi ve yetkili makamlardan gerekli izin ve ruhsatların alınması zorunludur. İzinsiz define araştırması ile kültür varlığı bulmak amacıyla gerçekleştirilen izinsiz kazı veya sondaj faaliyetleri kanunen suç teşkil edebilir ve cezai yaptırımlara tabidir.
Sit alanları, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlar, mezarlıklar ve mevzuatla koruma altına alınmış diğer bölgelerde gerçekleştirilecek faaliyetlerde ilgili kanun, yönetmelik ve yetkili kamu kurumlarının kararlarına kesinlikle uyulmalıdır.
Bu internet sitesi; izinsiz define aramayı, kaçak kazıyı, tarihi veya kültürel varlıklara zarar verilmesini, kültür varlıklarının izinsiz olarak aranmasını, çıkarılmasını, taşınmasını veya ticaretini teşvik etmez, özendirmez ve bu tür faaliyetlere yönlendirme amacı taşımaz.
Site içerisinde kullanıcılar, üyeler veya üçüncü kişiler tarafından paylaşılan yorum, görüş, fotoğraf, video, arazi yorumu, işaret değerlendirmesi, yöntem, tavsiye ve benzeri içerikler paylaşımı yapan kişinin kendi görüş ve sorumluluğundadır. Bu tür içerikler site yönetiminin görüşü, önerisi, onayı veya herhangi bir faaliyete yönelik teşviki olarak değerlendirilemez.
Kullanıcılar, gerçekleştirecekleri her türlü araştırma ve arazi faaliyetinden önce yürürlükteki mevzuatı kontrol etmek, gerekli izinleri almak ve ilgili kamu kurumlarının talimatlarına uygun hareket etmekle yükümlüdür.