Mal bulanındır
BELKIDE INSANLARIN ELINDE KALAN SON SEY UMUTLARIDI
1800 lu yillardan beri yaabancilar yimis emmis somurmus accukta bizimkiler yesin nevar yaani
Diyerek cemkiriyorum butiphaberlere..arabada 5 evde 15 elinoglu hep kiymete binmis.bilmezlerki bizim kotumuz onlarin eyisinden daha evlaadir
ÇANAKKALE'nin Bayramiç ilçesinde geçmişi M.Ö. 7'nci yüzyıla kadar uzanan ve o dönem sikke basılan kentler arasında olan Kebrene Antik Kenti, defineciler tarafından delik deşik edildi. Bölge sakinleri, antin kentin daha iyi korunması için önlemlerin arttırılmasını istedi.
Bayramiç ilçesinin 15 kilometre güneyinde, Çaldağ ve Akpınar köyleri arasında bulunan 638 metre yüksekliğe sahip Fuğla Tepe ve Bakacak Tepe üzerine kurululan Kebrene Antik Kenti'nin geçmişi, arkeolojik verilere göre M.Ö. 7'nci yüzyıla kadar iniyor. Çanakkale Kültür Envanteri'nde yer alan bilgilere göre; Troas bölgesinin en yüksek konumlu yerleşmesi olan Kebrene, Bayramiç ve Ezine ovalarına hakim konumda, Kazdağlarının güney yamaçlarındaki antik kentlerle bağlantıyı sağlayan antik yolların üzerinde yer alıyor. Kentin etrafını çevreleyen ve uzunluğu 3,5 kilometreyi bulan sur duvarlarının kalıntılarını, günümüzde Çaldağ köyündeki bir evin bahçesinde görebilmek mümkün.
Yapılan araştırmalarda, en parlak döneminin M.Ö. 6'ncı yüzyıl ile 4'üncü yüzyıl olduğu tespit edilen Kebrene Antik Kenti'nin, gümüş madeni ve hayvancılıkla zenginleştiği, Troas bölgesinin sikke basan kentleri arasında yer aldığı biliniyor. M.Ö. 6'ncı yüzyılın sonlarından itibaren basılmaya başlanan sikkelerin ön yüzünde Apollon başı, arka yüzünde ise koç başı bulunuyor. Kentin ilk kuruluşunun, araştırmacılara göre Troialılar zamanına kadar gittiği tahmin ediliyor. Troia Antik Kenti'nde kazılar yapan ve hazineleri bulduktan sonra yurt dışına kaçıran Heinrich Schliemann'ın da 1882 yılında Kebrene Antik Kenti'nde kazı yapıp bazı gümüş ziynet eşyalarını çıkardığı biliniyor. 1970'li yıllarda Prof. Dr. Yusuf Boysal tarafından Bakacak Tepe üzerinde yapılan kısa süreli kazı çalışmasının sonuçları ise yayınlanmadı.
Antik kentin güney bölümünde bulunan Fuğla Tepe üzerinde ana kayaya oyulmuş sarnıç ve bu yapıya ait yoğun kiremit parçaları günümüze kadar ulaşmış duruda.
Kaçak kazı çukurlarında yapılan araştırmalarda şehrin nekropolüne ait kalıntılar tespit edilen Kebrene Antik Kenti, yıllardır definecilerin hedefinde. Zenginliği nedeniyle Çaldağ tepesindeki antik kent sınırlarında geçmiş yıllarda şiddetli yağmurların ardından toprak yüzeyinde sikkeler görüldüğü, yöre halkının da bu sikkelere denk gelebilmek için her adımını dikkatli şekilde atarak milyoner olabilme hayaliyle yaşadığı kulaktan kulağa dolaşan bir rivayet. Köylülerin zengin olabileceği bir hazineye rastlayıp rastlamadığı bilinmese de definecilerin, Kazdağları'na en yakın noktalardan birisi ve arkeolojik sit olan Kebrene'yi, hazine bulabilmek için delik deşik ettiği bir gerçek. Öyle ki defineciler, köylüleri bile canından bezdirmiş ve huzursuz etmiş. Jandarmanın gözetim altında olmasına rağmen, defineciler cihazlarıyla geceleri bölgeye gelerek, hazine arıyor. Belirledikleri alanlarda da kaçak kazı yapıyor.
Köylüler, eskiden şiddetli yağmurların ardından yüzeyde sikkeler bulunabildiğini söyledi. Definecilerin cihazlarla yaptığı aramalar nedeniyle artık yüzeyde sikke bulunmadığını, artık yerin altında kaldığını belirten köylüler, kaçak kazılara karşı yetkililerin önlem almasını istedi.
Zamanında antik kent bölgesine konulan, 'Kebrene Parkuru' yazılı tabela da kırılarak çalıların arasına bırakılmış durumda. Yöre halkı, define cihazlarıyla hazine aranan ve kazılarak talan edilen antik kentin, daha iyi korunmasını talep ediyormus.
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı kapsamında define arama faaliyetleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Define Arama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine tabidir.
Define araması yapılabilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilmesi ve yetkili makamlardan gerekli izin ve ruhsatların alınması zorunludur. İzinsiz define araştırması ile kültür varlığı bulmak amacıyla gerçekleştirilen izinsiz kazı veya sondaj faaliyetleri kanunen suç teşkil edebilir ve cezai yaptırımlara tabidir.
Sit alanları, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlar, mezarlıklar ve mevzuatla koruma altına alınmış diğer bölgelerde gerçekleştirilecek faaliyetlerde ilgili kanun, yönetmelik ve yetkili kamu kurumlarının kararlarına kesinlikle uyulmalıdır.
Bu internet sitesi; izinsiz define aramayı, kaçak kazıyı, tarihi veya kültürel varlıklara zarar verilmesini, kültür varlıklarının izinsiz olarak aranmasını, çıkarılmasını, taşınmasını veya ticaretini teşvik etmez, özendirmez ve bu tür faaliyetlere yönlendirme amacı taşımaz.
Site içerisinde kullanıcılar, üyeler veya üçüncü kişiler tarafından paylaşılan yorum, görüş, fotoğraf, video, arazi yorumu, işaret değerlendirmesi, yöntem, tavsiye ve benzeri içerikler paylaşımı yapan kişinin kendi görüş ve sorumluluğundadır. Bu tür içerikler site yönetiminin görüşü, önerisi, onayı veya herhangi bir faaliyete yönelik teşviki olarak değerlendirilemez.
Kullanıcılar, gerçekleştirecekleri her türlü araştırma ve arazi faaliyetinden önce yürürlükteki mevzuatı kontrol etmek, gerekli izinleri almak ve ilgili kamu kurumlarının talimatlarına uygun hareket etmekle yükümlüdür.