Hiç lafı uzatmadan konuya girmek istiyorum uzunca bir konu ve doğruluğu nedir bilmiyorum
Bundan yaklaşık 40 yıl önce bir sabah rahmetli dedem kapıda sesler duyuyor dışarı çıktığında bahçede onlarca asker ve komutan şaşırıyor tabi komutanın yanına gidip hayırdır komutan ne arıyorsunuz diye soruyor komutan askeriyeye ait emanetlerimiz kayıp amca onları arıyoruz diyor burada olduğunu nereden biliyorsunuz diye soruyor dedem bilmiyoruz heryeri arıyoruz amca dedem böyle aramayla bulamazsınız ben size yardımcı olacak birini tanıyorum isterseniz çağıralım gelsin nasıl yardımcı olacak amca diye soruyor o çoğu şeyi bilir diyor dedem komutanı ikna ediyor yanına 2 asker veriyorlar dedemin rahmetli niyazi hocaya gidiyorlar kapıyı çalıyor dedem karşısında askerleri görünce hayırdır diyor inşallah hayır hayır diyor dedem ufak bir ricası var komutanın bize kadar gidelim diyor geliyorlar bahçeye komutan durumu anlatıyor niyazi hoca bahçeye bakıp aradığınız şey burada değil komutan diyor aradığınız şey askeri alanın etrafında siyah bir toprağa gömülü diye söylüyor komutan askerleri çağırıp askeriyenin etrafında siyah toprak ne diye soruyor kimse cevap veremiyor dedem komutan bu siyah toprak kül olmasın diyor askeriyenin yanında tepe gibi yığılı komutan askerleri toplayıp dönüyor iki silah kayıp ve dediği yerde gömülü buluyorlar niyazi hoca evin önünde dikilip dedeme bakıyor ve şu sözleri söylüyor
Öyle bir hazinenin üzerinde oturuyorsun ki haberin yok yusuf diyor dedem merak ediyor soruyor ama hoca söylemiyor
Anlattığım olay erzurum oltu da geçen bir olay daha devamı da var
Konunun devamı şu şekilde rahmetli dayım bu işlere çok meraklı tabi bu olay onun merakının iyice artmasına sebep oluyor başlıyor bahçeyi kazmaya neredeyse her yeri kazıyor en sonunda bahçenin bir tarafında anlattığına göre 3 taş taşları çıkarınca küçük bir kapak kapağı kaldırdığında üzerinde domuz resmi ve eski yazıların olduğu parmak kalınlığında sarı sikkeler yada altınlar bilemiyorum ama eline her aldığında kazığı yerin yanındaki duvar üzerinde dedem duvar eğiliyor bırak yoksa duvarı üzerine yukarım diyor bu 3 kere tekrar ediliyor dayım eve çıkıp dedeme bakıyor dedem evde yok kapıda düşüp bayılıyor bir süre sonra dedem geliyor ne olduğunu söylüyor rahmetli anneannem durumu anlatıyor dedem kızıyor dayıma zamanı gelince zaten çıkaracaksınız niye uğraşıyorsun diyor. Dayım 15 gün uyuyamıyor evin önünde davul çalıyor diye neyse vazgeçiyor ama içinde hep var astsubay olup boluya tayini çıkıyor 1981 yılında Yunanistandan Ali Rıza Mollaoğlu diye bir adam dayımın yanına boluya geliyor dayıma durumu anlatıyor o zamanın parası 900 milyon teklif ediyor peşin ve 2 katlı bir ve yapacağını onunda size ait olacağını söylüyor tabi rahmetli anneannem ikna edilemiyor. Biliyorum baya uzun oldu bende merak sardım tabi buna bu arada rahmetli dayım hastalığına bir isim bile bulunamadı hasta yatağındayken ben gittim dediği yere tarif ettiği şekilde kazdım yaklaşık 1.5 - 2 metre dediği taşlara geldim çıkardım toprak elenmiş kum gibi oldu tabi dediği duvar hala orada eski samanlık duvar boydan boya çatladı korktum 2 gün başında bekledim ama tekrar girmeye cesaret edemedim bahçenin diğer başındada ya kral kızı yada çok ünlü bir komutanın kızının mezarı ve çeyizi olduğu söylenmiş
Sizce doğruluk payı nedir bir fikriniz varmı hiç anlamam bu işlerden
Unutmadan bahçenin tam ortasından yol geçti rahmetli anne annem okuma yazma bilmiyor belediye kağıda parmak bastırmış yıllar önce yol açılırken 3 mezar çıkmış diye söyleniyor bahçeden oltu kalesine giden su boruları hala bahçeden çıkıyor
Hakkınızı helal edin merak ettiğim için fikirlerinizi öğrenmek istiyorum
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı kapsamında define arama faaliyetleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Define Arama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine tabidir.
Define araması yapılabilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilmesi ve yetkili makamlardan gerekli izin ve ruhsatların alınması zorunludur. İzinsiz define araştırması ile kültür varlığı bulmak amacıyla gerçekleştirilen izinsiz kazı veya sondaj faaliyetleri kanunen suç teşkil edebilir ve cezai yaptırımlara tabidir.
Sit alanları, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlar, mezarlıklar ve mevzuatla koruma altına alınmış diğer bölgelerde gerçekleştirilecek faaliyetlerde ilgili kanun, yönetmelik ve yetkili kamu kurumlarının kararlarına kesinlikle uyulmalıdır.
Bu internet sitesi; izinsiz define aramayı, kaçak kazıyı, tarihi veya kültürel varlıklara zarar verilmesini, kültür varlıklarının izinsiz olarak aranmasını, çıkarılmasını, taşınmasını veya ticaretini teşvik etmez, özendirmez ve bu tür faaliyetlere yönlendirme amacı taşımaz.
Site içerisinde kullanıcılar, üyeler veya üçüncü kişiler tarafından paylaşılan yorum, görüş, fotoğraf, video, arazi yorumu, işaret değerlendirmesi, yöntem, tavsiye ve benzeri içerikler paylaşımı yapan kişinin kendi görüş ve sorumluluğundadır. Bu tür içerikler site yönetiminin görüşü, önerisi, onayı veya herhangi bir faaliyete yönelik teşviki olarak değerlendirilemez.
Kullanıcılar, gerçekleştirecekleri her türlü araştırma ve arazi faaliyetinden önce yürürlükteki mevzuatı kontrol etmek, gerekli izinleri almak ve ilgili kamu kurumlarının talimatlarına uygun hareket etmekle yükümlüdür.