Mal bulanındır
BELKIDE INSANLARIN ELINDE KALAN SON SEY UMUTLARIDI
Taş Çağı gömütleridir (mezarlarıdır).
Genel olarak ikisi dikine, biri de bunların üstüne konmuş üç büyük taştan meydana gelmektedir. Dikine olan taşları ikiden fazla olan dolmenlere de bulunmaktadır.
Gömüt olarak kullanılan bu anıtlar önceleri 2.4 m yükseklikte ve 4 m2’lik bir odacık görünümündeyken sonraları yan yana sıralanmış dolmenlerden oluşan bir kapalı yol durumuna getirildi. Galeri biçiminde olanların uzunluğu 25 m’yi bulur.
Toprak üstünde ve toprak altında olanları vardır. Taş örgüyle çevrilen bir tümülüs altında kare ya da dikdörtgen biçiminde büyük taşlardan yapılmış olanlarla taşlarla çevrili bir tümülüs içinde taş sandukalar, en çok rastlanılanlarıdır.
Dolmenlerin bir bölümünün içinde ölü armağanları bulunmuştur. Bu tür mezarların yapılabilmesi için çevrede büyük taş bloklarının bulunması gerekmektedir. Bu taşların bulunmadığı yerlerde ölüler taş mezar odaları yerine toprağa ya da pithos (büyük küp) mezarlara gömülmüşlerdir. Türkiye’de çeşitli bölgelerde dolmenler görülmüşse de en fazala Trakya Bölgesi’nde görülmektedir. Bahis konusu olan Dolmenler,* insan eliyle toplanıp üst üste koyulmuş devasa taş yapılardır. Vakitında bu taş yığınları mezarlık işlevi görüyordu ve bu tür taş mezarlar sık kullanılırdı, fakat tüm mezarlar bu türden buzul kaya (eratik blok) veya kayaçlarla yapılmamıştır.
Dolmenlerin içinde ve yakınında meydana getirilen kazılarda insan iskeletine rastlanmamıştır. Kemikler muhtemelen binlerce senenin etkisiyle toprağa karışıp gitmiş, ama mezarda ölüyle birlikte gömülen ve ona öteki dünyada kullanması için verilen gömüt armağanları bulunmuştur. Bu hediyeler arasında, biçimine bakılıp 'huni kupalar' olarak adlandırılan özel kaplar yer alır.
Bu ve buna benzer buluntuları temel alarak arkeologlar, bu ilk dönem çiftçilerin yaşamlarının iyi mi kötümü olduğunu anlamaya çalıştılar. Bunlar, avcı-toplayıcı yaşamı bırakıp yerleşik yaşama geçen bu bölgedeki ilk insanlardı. Kerpiçten evlerde yaşıyorlar, tahta ve taştan aletler kullanıyor ve yiyecekleri saklamak için de kaplar yapıyorlardı. Şüphesiz mal edinme ve hukuk alanında da anlaşmaları vardı, fakat bu ilk çiftçiler yazıyı bilmedikleri için, anlaşmalarının nasıl olduğu mevzusunda maalesef herhangi bir fikrimiz yok. Yarattıkları, yazılı kaydı olmayan, yazısız bir toplumdu.
Bu insanların, kimi zaman ağırlığı 20.000 kiloyu bulan bu taşları makine kullanmaksızın yerden nasıl ve ne şekilde kaldırıp hareket ettirmede dair sırlar hala netlik kazanmamıştır. Belki de topraktan bir rampa yapıp küçük yuvarlak kalaslar vasıtasıyla bu büyük taşları yuvarlamışlardır. Taşlar yerleştirilince de, altlarındaki toprak kazılıp gömüt yapılmış olabilir. Drenthe'de elliden çokça Dolmen korunarak günümüze kadar gelmiştir. Ancak Dolmenlerin sayısının bu rakamdan çok daha çok olduğu düşünülüyor, ama örneğin inşaat işlerinde yapı malzemesi olarak kullanıldığı için bu taşların birçoğu kaybolmuştur.
Bayağı Dolmen
Ayakta duran iki yada birkaç taşın üstünde, yatık durumdaki büyük bir taştan kaynaklanır. Bu ilkel dolmen, bazen bir tümülüs ile örtülüdür.
Kubbeli Dolmen
Bu tip dolmende, harçsız taşlarla örtülmüş ve kilit taşıyla kapanmış bir kubbe görülür. Yunanistan'da "Tolos" denilen bu tür inşaata, Fransa ve İrlanda'da bugün dahi çoban kulübeleri olarak kullanılmaktadır.
Örtülü Koridor Dolmen
Son çağ dolmenlerinin hepsi bu türdedir. Bütün anıt, üstü örtülü bir geçitten ibarettir. Bunun bazı kısımları delikli bir taşla ayrılır ve bazılarında rölyeflere rastlanır (Rölyef, kabartma olup, heykel sanatının bir çeşididir. Bir figürün çıkıntıları, derin bir şekilde zemine bağlı olarak çıkarılmışsa "yüksek rölyef", eğer çıkıntılar hafif bir halde belirtilmişse "alçak rölyef" adını alır).
Sözlük anlamıyla "dolmen" ne demektir?
1. İkisi dikili, üçüncüsü de bu tarz şeylerin üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş taş devri mezarı.Ekli dosyayı görüntüle 217820Ekli dosyayı görüntüle 217821Ekli dosyayı görüntüle 217822Ekli dosyayı görüntüle 217823Ekli dosyayı görüntüle 217824Ekli dosyayı görüntüle 217825Ekli dosyayı görüntüle 217826Ekli dosyayı görüntüle 217827Ekli dosyayı görüntüle 217828Ekli dosyayı görüntüle 217829Ekli dosyayı görüntüle 217830 Saygılar sevgiler sunarım
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı kapsamında define arama faaliyetleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Define Arama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine tabidir.
Define araması yapılabilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilmesi ve yetkili makamlardan gerekli izin ve ruhsatların alınması zorunludur. İzinsiz define araştırması ile kültür varlığı bulmak amacıyla gerçekleştirilen izinsiz kazı veya sondaj faaliyetleri kanunen suç teşkil edebilir ve cezai yaptırımlara tabidir.
Sit alanları, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlar, mezarlıklar ve mevzuatla koruma altına alınmış diğer bölgelerde gerçekleştirilecek faaliyetlerde ilgili kanun, yönetmelik ve yetkili kamu kurumlarının kararlarına kesinlikle uyulmalıdır.
Bu internet sitesi; izinsiz define aramayı, kaçak kazıyı, tarihi veya kültürel varlıklara zarar verilmesini, kültür varlıklarının izinsiz olarak aranmasını, çıkarılmasını, taşınmasını veya ticaretini teşvik etmez, özendirmez ve bu tür faaliyetlere yönlendirme amacı taşımaz.
Site içerisinde kullanıcılar, üyeler veya üçüncü kişiler tarafından paylaşılan yorum, görüş, fotoğraf, video, arazi yorumu, işaret değerlendirmesi, yöntem, tavsiye ve benzeri içerikler paylaşımı yapan kişinin kendi görüş ve sorumluluğundadır. Bu tür içerikler site yönetiminin görüşü, önerisi, onayı veya herhangi bir faaliyete yönelik teşviki olarak değerlendirilemez.
Kullanıcılar, gerçekleştirecekleri her türlü araştırma ve arazi faaliyetinden önce yürürlükteki mevzuatı kontrol etmek, gerekli izinleri almak ve ilgili kamu kurumlarının talimatlarına uygun hareket etmekle yükümlüdür.