2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Eşkiya Hikayeleri

  1. #1
    MendereS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Durumu
    Çevrimiçi

    Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar
    7.136
    Tecrübe Puanı
    10
    Rep puanı
    Tecrübe
    6.144.498

    Eşkiya Hikayeleri

    İrşad faaliyetinden dönen bir Osmanlı alimini dağ başında o günün eşkiyası çevirir. Birinin gözü hocanın köstekli saatine dikilmiştir. Hemen saldırır.

    Ama eşkiyabaşı'ndan serrt bir ihtarı almaktan da geri kalmaz:
    - Hocaefendinin saatine dokunma! Namazlarını o saatle kılıyor!

    Bir başka gün, tarladaki çeşme başında, çocuğuyla yemeğini yemekte olan bir kadını ablukaya alan eşkiya, kadının feryadı üzerine şöyle seslenir:

    -Bacım korkma. Bizim senin namusunda gözümüz olamaz. Bizim de bacımız, anamız vardır. Biz sadece şu çantadaki ekmeğe muhtacız. Bize bir-iki parça ekmek ver yeter.
    alıntı.

    Bir başka hikaye.

    Bilirsiniz, eski zamanlarda eşkıyalar dağlarda kol gezermiş. Kervanların yolunu keser, haraç alır ve hatta köyleri basarlarmış. Bu şekilde de adlarını o bölgede duyurur ve nam salarlarmış.
    Erkeneklilerin Aşağıköy’de yaşadığı zamanlarda kendisi Adıyaman’a bağlı Bulam köyünden olan, çevreye eşkıyalığı ile nam salmış Bozo adında bir eşkıya varmış. Etrafına topladığı adamlarla köyleri basar ve kervanları soyarlarmış.Halkı canından bezdiren bu eşkıyalara bazıları da hayran olur ve onun bir adamı olmak ve dağlarda onunla beraber gezmek isterlermiş. Erkenek’ten de iki kişi Bozo adlı eşkıyanın adamı olmak ve onun yanında dağlarda yaşamak için yola çıkmışlar. Çam Hasan Beşir’in babası olan Çam Hasan ve kasabamızda Milli diye bilinen kişinin babası olan Sarı Mustafa adındaki bu iki Erkenekli de kısa zamanda Bozo adlı eşkıyanın adamı oluvermişler. Dağlarda gezen, yol kesen ve köy basan bu eşkıyalar günün birinde ayakkabılarının, çok dolaşmaktan eskidiğini fark etmişler. Buna çözüm bulmak isteyen iki eşkıya dağda bir öküz görmüşler. İkisi de aynı şeyi düşünüyormuş.Öküzü yakalamak ve düz bir yere indirmek için bir hayli zahmet çekmişler. Kendilerine derisinden çarık yapmak için öküzü oracıkta kesmişler.Öküzün derisini alan ve ayaklarına çarık yapan bu iki kafadar, daha sonra öküzün etini götüremeyeceklerini anlayınca, yanlarındaki kağıda bir not yazıp, bir deyneğe iliştirerek öküzün üzerine asıvermişler. Notta şu yazılı imiş:
    “Yokuştan indirdik düze.
    Hayli zahmet verdi bize.
    Eti size, gönü bize.
    Vallah mısmıl, billah mısmıl.”
    alıntı.
    onur (10-17-2013) Bunu beğendi

  2. #2
    selçuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimdışı

    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Yer
    istanbul/avrupa
    Mesajlar
    6.299
    Tecrübe Puanı
    99
    Rep puanı
    Tecrübe
    4.308.211
    usta o zaman delikanlı eşkiyalar varmış anadıgım kadarıyla şimdi şu zamanda fakirin 3 kuruş emekli maaşına saldıranlar var
    Eğer Kanımla Yücelecekse Hz.Muhammedin DİNİ; Durmayın Kılıçlar Doğrayın Beni!
    Fatih Sultan Mehmet


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •